4 Temmuz 2019 Brixen-Innsbruck Tırmanışla başladık, 55 km tırmandık, sonra yine tırmandık, bitti derken yine tırmandık, eziyet çektiğimize değdi mi?, Bülent Tüzün

Biz bu sabah tam kadro sürmeye başladık. Hepimiz de track 1’i seçmiştik. Toplamda 1600 mt tırmanış yapacak, 100 km kadar da sürüş. Yola koyulduk. On km. kadar yol almıştık ki, Ali ve Sait vazgeçtiler. Onlar tren istasyonuna kadar sürüp oradan trenle Innsbruck’a varmayı yeğlediler. Eh, bisiklet tanrısının da gazabına uğramışlar; yolda lastikleri patlamış!

Geri kalanlarımız tırmanmaya koyulduk. İlk 10 km. trafikli yollarda yol aldık. Sonra bisiklet yollarına geçince durum fark etti. Yeşilliklerin içinde ve kimi zaman da nehirlerin yakınlarında yol aldık. Ihlamur kokuları geldi burnuma. 

Yaklaşık bir saat on beş dakika yol almıştık ki, ekibin kafein ihtiyacı belirdi. Bir kafe molası. Sonrasında tırmanmaya koyulduk. Tırmanış hızı düz yola göre çok düşük kalıyor. Tırmanış eğimleri genelde daha hafif seyretti başlarda. Ara ara %12-13’leri bulan kısa yokuşları da idare ediyorduk. 

Öğle saatlerinde şirin bir kasabaya geldik. Avrupa’da restoranların büyük kısmı saat 14:00’den sonra yemek servisi yapmadığı için orada öğle yemeğini yemeğe karar verdik. Oysa o saate dek yalnızca 33 km yol alabilmiştik. Ben de kaygılı idim. Bizi bekleyen en az 20 km daha tırmanış vardı. İşin içinde akşama geç kalmak var.

Neyse, yemeğimizi yiyip kalkmamız saat 14:00’ü buldu. Hava da iyice ısınmıştı. Günün sonunda pancar gibi kızardığımızı söyleyebilirim. Tırmanmalar biraz daha dikleşti. Bir dik tırmanış sonrası daha hafif ama uzun br tırmanışa geçtiğimizde ben ekipten geride kaldım. %2 ile %4 arası uzun uzun uzanan yolda ilerlerken  yerçekiminin etkisi ile geriye kayan vücudumda seleye en çok basan yerlerden bağırtılar geliyor, ben de oflaya puflaya yol almaya çalışıyordum. 

Kilometreler önümüzde uzanırken yüz metrelerle zor yol katediyorduk. Ekipten geride kalmıştım. Kaybolacak bir durum değil. Bisiklet yolu boyunca ilerliyorduk. Ayrıca yol bilgisayarım da bana yolu gösteriyordu. Derken bir ağaç gölgesinde Anıl’ın durmuş olduğunu gördüm. Yanına geldiğimde sordum: “beni mi bekledin?” O tatlı gülümsemesi ile başını salladı. Sonrasında onunla birlikte sürerek beslenme noktasına geldik ve ekibin geri kalanı ile buluştuk.

Biz de tırmanışı tamamlamış olduk diye sevinirken sonrasında habire yokuşlarla karşılaştık. Öyle böyle değil. %17’leri bulanlarıyla… Burdan sonrası kararlılıkla yolu tamamlamaya baş koymuş br halde sürüş idi. Canımız acısa da, yıldırıcı yokuşlarla karşılaşsak da sürecektik. Öyle de yaptık. 

Genelde bisiklet yollarında sürmüşsek de ara ara trafikli yollara girmemiz gerekti. Innsbruck’a yaklaşırken bir iniş sırasında sol yanımda benim boyum yüksekliğinde bir lastik gördüm! Koca bir traktör ve arkasına takmış olduğu tır kasası uzunluğunda römork ile bizi yokuş aşağı sollamıştı! Çılgın sürücüler yalnızca ülkemize özgü değil.

Bugünkü sürüş GBI tarafında bu turun kraliçe turu olarak adlandırılmıştı. Sanırım en zorlarından birisi olduğu için. Ben de bu sürüşümü iki gün önce ayağını kırmış olan, doğa düşkünü sevgili arkadaşım Bülent Tüzün’e adıyorum. Ekipçe hepimiz TEGV Mardin Savurlu çocuklar için çalıştık. Aldığımı çok güel bir habere göre 80 bin TL’ye ulaştı bağışlar. Bağışçılarımız, destekçilerimiz sağolun, varolun.

Yazan: Mazhar Çelikoyar

Hakan böyle resimleri sever

Şefik bugün tam formda

Biz birlikte sürmekle mutluyuz

Kahve molasız olmaz

Kaptan ekibi her yerde kontrol etti

Yakışıklı Hüseyin. Resmi kim çekti acaba? (Anıl?)

Bu resmi Hakan çekmiş olsa gerek!

Bunu da..

Bu resmi kim çekti acaba?

Hüseyin Anıl’ı geride bırakmaz

Öğle yemeği için erken değil mi? Daha çoook yokuş var tırmanacak derken

Formda olan yalnız Şefik değil!

Bugünkü parkurun özeti

Turun kraliçesi demişler. Haklı çıktılar.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir