6 Temmuz 2019 Bad Aibling’den Münih’e Anne yüreği, son (7.) gün ve kısa sürüş, Münih’e toplu sürüşle giriş, en büyük kaptan bizim Kaptan, varıştaki kargaşa, vedalaşma ve son akşamı geçireceğimiz otele gidiş

Anne yüreği

Bad Aibling’e geldiğimizde kamp alanına varmış olarak sevdiklerimizi ararız. Ben her seferinde eşimi arayıp salimen geldiğimizi duyurmuştum.  Arada bir de yaşlı annemi aramaya bakmıştım. Görüntülüdür konuşmalar; görmeyi ister sevenlerimiz sevdiklerini. Annemle önceki gün konuştuğumda gözümü kızarmış bulmuştu. Dünkü varışımda, ki akşam saatleriydi, annem aradı. Merak etmiş, gözümün durumunu sormak istemişti. Anne yüreği… Daha ne söylenebilir ki.. Annelerimizin pamuk ellerinden öpüyorum.

Son gün

Her GBI Avrupa etkiniğindeki son gün aynı oluyor. Önce önceki günlerin yarısı kadar sürüş, sonra beslenme npktasında buluşma ve önceden belirlenmiş saatte polisçe kapatılmış yollarda polis eskortunda toplu sürüş. Bu kez de öyle oldu. 

Bad Aibling’den sabah hareket etmeden önce son kez yaptık hazırlıklarımızı. Resimler çekildi ve yola koyulduk. Günlerin yorgunluğu vardı üstümüzde. Önümüzde birkaç yokuş vardı. Öyle ya da böyle, o yollar aşılacaktı. Çıktık yola. Yokuşlarda herkes aynı hızda çıkmıyor. Ayrıca etkinliğin ilk günlerindekinden farklı performansları olanlar da oluyor. Ben aşırı yorucu günlerin ertesinde güç kaybederim. Ali hızlanıyor. Şefik de öyle. Şefik giderek bir yokuş canavarına dönüştü! Ayten ve Anıl da güç kaybedenlerdendi. Hüseyin, ilk kez bu tür bir etkinlikte, yani peşpeşe günlerce sürmüş bir etkinlikte tek kişi idi aramızda, o da daha güçsüz sürüyordu. Erkan ve kaptan hep aynı kalmayı başaranlardan; sanki onca günlük sürüş onlara hiç koymamıştı. Sait de formunu korumuş görünüyordu; ki, onun

Gururla, sevinçle, uyumla geride bırakmış olduğumuz altı zor günün tokluğu ile salladık bayraklarımızı

bisiklet geçmişi oldukça kısa. Hakan da daha yorgundu; maraton koşmuş olmasına rağmen bisiklet çalışmalarının sayısı son bir yıl içinde bir elin parmaklarından azdı.

Yorgunluk yalnızca pedala basmamızdaki performansa yansımıyor. Grup disiplini de bozuldu. Ayrı ayrı sürer olduk. Her ne olursa olsun, yolumuz fazla değildi. 53 km. yolu saat 14:00’e dek tamamlamış olmamız gerekiyordu. Sonuçta beslenme noktasına vardığımızda toplu harekete kadar biraz zamanımız vardı. Ağaç gölgelerini bulup çimlere uzandık ve uyuyakaldık. Eh, yorgunduk, hem de çok! 

Toplu sürüşle bitirdik/En büyük kaptan bizim Kaptan

Hareket saati gelip çattığında son takadimizle kalktık ve toplu sürerek Münih’e girdik. Varış noktasına geldik. Sarıldık birbirimize. Teşekkürler ettik. En büyük teşekkürümüzse kaptanımız İlhan’a. Baştan sona grubu çok iyi yönetti. Hem keyif aldık, hem zamanında yol aldık, hem güvenli sürdük, hem de birbirimize destek olduk. Kopmadan sürdük. Riskleri önceden öğrendik. İlk yıllarda İlhan’ın ansiklopedik bilgilerinden yardımları fazlaca alırdık. Onun da danıştığı ansiklopedisi Ali’dir. Yine ara ara danıştık, yeni yeni bilgiler öğrendik. Ama ilk yıllara göre daha az oldu sanırım. Kaptan o koca cüssesine rağmen o yolların her bir santimini bisikletiyle yaptı, hiç bırakmadı ve içimizden gelebilecek “yoruldum, trenle gideyim” vb. seslere kulak tıkamamızı sağlayan canlı örnek oldu. Bu sürüşün sonunda gururla bu sürüşü tamamladığımızı ve birlikte diğer sorumluluklarımızı tamamladığımızı söyleyebiliyorsak, bunda kaptanımızın payı çok büyüktür. Sağol Kaptan!

Varıştaki kargaşa

Varış alanı geniş bir park alanı gibi idi. Çokça taşıt, aralara serpiştirilmiş değişik görevleri üstlenmiş çadır ve karavanlar, bir sahne alanı, bisiklet park yeri ve çevrelerde park etmiş olan araçlar. Bir yere yığılmış olan bavullarımız, bir yere yığılmış olan bisiklet çanta ve kutuları, onlara yakın birkaç kamyon, içecek servisi yapan bir araç arasından hareket eden onca bisikletçi ve eş dostları..

Hakan’ın dönüş uçağı bu akşama idi. O bir anlamda riskli sayılırdı. Varış saatinden sonra hızla bisikletini toplaması, sonra bavulu ve bisiklet kutusu ile alana yetişmesi gerekiyordu. Biz de onu geciktirmemek istiyorduk. Bir yandan fena halde evi özlemiş halde acaba ben de akşam uçağına yetişmeye çalışsam mı diye düşünmemiş değildim. Fark ettim ki Sabiha Gökçen’e akşam saatlerinde uçak yok; koşulları zorlamaya gerek yok demiştim. İyi ki de öyle demiştim.

Zira, bisiklet bavullarının arasında benim bavulumun olmadığını fark ettim. Benim bisiklet bavulunu zamanında Ali’den öğrenip almıştım. Az da parama mal olmamıştı. Başına bir şey gelmesi olaslığını azaltmak için de üstüne ismimi ve telefon numaramı kocaman yazmıştı sevgili eşim. Bu önlem yetmemişti anlaşılan.

Sonrası bir acz hissi. Görevlilere sorduğumda ilgisizlikleri, bir başkasına yönlendirip arkalarını dönmeleri, onca kalabalık içinde yapayalnız hissetmem.. Neyse ki uçağa yetişmem gerekmiyordu. Bisiklet bavulumu birisi çalmış da olsa, bir yerden bir kutu bulur, paketleyip yoluma gidebilirdim. Ama olan benim bisiklet bavuluma, daha doğrusu bana olacaktı. Üstelik bu organizasyon geçen yıl bir arkadaşımızın onlara emanet etmiş olduğu bisikletin de yok olmasına duyarsız kalmış ve birçoğumuzu bu etkinlikten soğutmuştu. İlhan’ın geçen yıl bu olay üzerine yaşamış olduğu üzüntüyü o gün gözlerinden görebilmiştim. Sonradan da çok uğraşmış olduğunu ancak sonuç alamadığını biliyordum.

Bu kez benzeri bir durumla karşı karşıya idik. Kaptan yine çok üzgündü. Beni hiç yalnız bırakmadı. Ekip de yalnız bırakmadı. Bütün görevlilerle konuştuk. Organizasyonun başındaki Michael ile konuştuk. O biraz süre istedi. Bu arada öğrenmiştim ki, iki kişinin daha bisiklet bavulları kayıp. Üstelik onlardan birisinin önümüzdeki haftaya hazırlamış olduğu giyileri ve özel eşyası da aynı bisiklet bavulunun içindeymiş.

Araştırmalarla anlaşıldı ki, kalabalık Katar grubu bisikletçilerinin görevlileri kendilerine ait olduğunu düşündükleri bütün bisiklet çantalarını almışlar. Bu arada dört tane daha fazladan almışlar ve biz üçlünün, yani bisiklet çantaları kayıp olanlarınkiler de onların arasında. İsmimin Mazhar olması bu işi kolaylaştırmış anlaşılan; ne de olsa Arapça’da yaygın bir sözcükmüş. 

Biraz daha bekledikten sonra Katarlıların panelvanı geldi ve bisiklet bavullarımıza kavuştuk! Rahat bir nefes almıştık. Olan kaçırdığımız törene oldu. Kaptan ve ekip benim için onca uğraşırken töreni izleyememiş, yerimizi alamamıştık. Kaptan kaçırmış olduklarına ilişkin herhangi bir şey ifade etmemişse de onun bu onurlu anı yaşayamamış olmasından dolayı çok üzgünüm. O önce ekibini gözetmişti. Bir kez daha teşekkürler kaptan!

Ben de bazı önlemler almaya karar verdim. Bir tanesi ilk ismim olan Mehmet’i de bavulun üstüne yazmak. Ayrıca ülkemi de yazacağım. Bavula kilit takacak ve içine tracker yerleştireceğim. Belki biraz daha azalır bavulların “yanlışlıkla” yok olma olasılıkları. Ayrıca GBI’dan beklentimiz bu olasılıkları azaltmak için girişimde bulunması.

Vedalaşmalar

Vedalaşmalara geldi sıra. Hakan girmişti. Ayten de. Hüseyin ve Anıl bize yakın bir yerde kalacaklardı. Onları önceden yolcu ettik. Ali ve Şefik geri kalanların eşyasının yüklenmiş olduğu araçla otele gitmişti. Erkan, İlhan ve Sait de ben beklemişlerdi. Son resimlerimizi çektik ve GBI’ya veda ettik.

Otel

Otelde ilk işimiz bisikletlerimizi kutu-çantalarına koymak oldu. Duş, yemek derken Münih şehir merkezine gidip dolaşmaya mecalimiz kalmadığını da anlamış olarak erkenden odalarımıza çekildik. Evimizi özledik. Sabah evim evim güzel evim..

Yazan: Mazhar Çelikoyar

Üç Dr. yanyana

Kaptan bir an için niyletlendi. Bisikleti bırakıp şu arabaya mı binsem?

Son tırmanışlar. ha gayret!

Toplu sürüşe başlarken

Erkan bayrağımızı taşıdı

Kahve molasız olmaz

Beslenme noktasında toplu sürüş anını beklerken uyuduk bile

Toplu sürüşten

Vardık, tamamladık. Gururluyuz.

Garmin, muz olmaksızın Ali yola çıkmaz

Kaptan da fırsatı değerlendirip kestirirken

GBI çeki ile

Varış noktası. Yorgun ama mutluyum.

Varış noktasında karşılayanlarımız da oldu.

Madalyalarımızla

Kayıp bisiklet bavulunu bulduktan sonra bir kez daha sevinçle.

Sait hem sürdü, hem resimler çekti, hem de bağış toplamaya çalıştı.

Sıra bisikletleri yeniden paketlemekte; ki, dönüşe hazırlanalım.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir